Eşcinsellik, aynı cinsiyetteki kişilere romantik, duygusal ve/veya cinsel çekim duyma durumudur. Bu terim genellikle erkekler için kullanılırken, kadınlar için lezbiyen terimi kullanılır. Eşcinsellik, cinsel yönelimin bir varyasyonudur ve heteroseksüellik (karşı cinse çekim) ve biseksüellik (hemcinslere hem de karşı cinse çekim) gibi diğer yönelimlerle birlikte insan cinselliğinin doğal bir parçası olarak kabul edilir.
Eşcinsellik, bir tercih veya yaşam tarzı seçimi değil, bireyin doğuştan gelen bir özelliğidir. Eşcinselliğin nedenleri hakkında kesin bir bilimsel açıklama olmamakla birlikte, genetik, hormonal ve çevresel faktörlerin bir kombinasyonunun rol oynadığı düşünülmektedir.
Eşcinsellik, tarih boyunca farklı kültürlerde farklı şekillerde algılanmıştır. Bazı kültürlerde kabul görmüş veya kutlanmışken, bazılarında ise ayrımcılığa, zulme ve hatta cezalandırmaya tabi tutulmuştur. Günümüzde, birçok ülkede eşcinsel hakları savunulmakta ve evlilik eşitliği gibi yasal düzenlemelerle haklar güvence altına alınmaya çalışılmaktadır.
Ancak, eşcinsellere yönelik homofobi (eşcinsel karşıtlığı) ve ayrımcılık hala birçok ülkede devam etmektedir. Bu durum, eşcinsel bireylerin ruh sağlığı, sosyal yaşamı ve genel refahı üzerinde olumsuz etkiler yaratabilmektedir. Bu nedenle, eşcinselliğin daha iyi anlaşılması, kabul görmesi ve eşcinsel haklarının korunması büyük önem taşımaktadır.
Ne Demek sitesindeki bilgiler kullanıcılar vasıtasıyla veya otomatik oluşturulmuştur. Buradaki bilgilerin doğru olduğu garanti edilmez. Düzeltilmesi gereken bilgi olduğunu düşünüyorsanız bizimle iletişime geçiniz. Her türlü görüş, destek ve önerileriniz için iletisim@nedemek.page