tmt ne demek?

TMT (Trivial Movement Theory) Hakkında Bilgi

Trivial Movement Theory (TMT), minimalizm teorisinin bir uzantısı olarak ortaya çıkmış, üretimsel dilbilgisinde bir yaklaşımdır. TMT, sözdizimsel hareketin (syntactic movement) dilbilgisel temsillerde gereksiz karmaşıklıklara yol açtığını savunur. Temel amacı, yüzey yapıda görünen kelime sırasının, temel sözdizimsel yapıdan türetilmediğini, aksine doğrudan sözlüksel öğelerin birleşimiyle oluştuğunu öne sürerek hareketi tamamen ortadan kaldırmaktır.

TMT'nin temel iddiaları şunlardır:

  • Hareketin Reddi: TMT, geleneksel dönüşümsel gramerlerde sıklıkla kullanılan "hareket" kavramını reddeder. Örneğin, soru cümlelerindeki "kim" kelimesinin cümlenin başına hareketi gibi durumlar, TMT'ye göre temel yapıda zaten o pozisyonda bulunmaktadır.
  • Sözlükselci Yaklaşım: Kelime sırasının, sözlüksel öğelerin birleşimiyle belirlendiği savunulur. Sözlük, kelimelerin anlamları ve sözdizimsel özellikleri hakkında bilgi içerir.
  • Minimalist İlkeler: TMT, minimalist programın temel ilkelerini izler ve dilbilgisinin mümkün olduğunca basit ve ekonomik olması gerektiğini savunur.
  • Yerel Bağıntılar: TMT, dilbilgisel ilişkilerin mümkün olduğunca yerel olması gerektiğini savunur. Uzak mesafeli bağıntılar yerine, kelimeler arasındaki doğrudan ilişkiler ön plandadır.

Eleştiriler:

TMT, bazı dilbilimciler tarafından aşağıdaki konularda eleştirilmiştir:

  • Açıklayıcı Güç: Bazı eleştirmenler, TMT'nin karmaşık dilbilgisel yapıları ve olguları açıklamakta yetersiz kaldığını savunmaktadır. Özellikle, dilbilgisinde hareketin gerekli olduğu düşünülen bazı durumlara alternatif açıklamalar sunmakta zorlanmaktadır.
  • Deneysel Destek: TMT'nin deneysel olarak doğrulanması zor olabilir, çünkü teorinin temel iddiaları doğrudan gözlemlenemeyen dilbilgisel temsillerle ilgilidir.

TMT, dilbilgisinin nasıl çalıştığına dair radikal bir bakış açısı sunar ve dilbilim alanında önemli tartışmalara yol açmıştır. Hareketin ortadan kaldırılması, dilbilgisini basitleştirme potansiyeline sahip olsa da, teorinin ampirik yeterliliği ve açıklayıcı gücü hala tartışma konusudur.