mutlakiyet ne demek?

Mutlakiyet

Mutlakiyet, devlet yönetiminde tüm yetki ve gücün tek bir kişide (genellikle bir hükümdar veya kral) toplandığı bir yönetim biçimidir. Bu sistemde, hükümdarın yetkileri sınırsızdır ve herhangi bir yasa, anayasa veya kurum tarafından denetlenemez. Hükümdar, Tanrı'nın yeryüzündeki temsilcisi olarak görülür ve yetkisini doğrudan Tanrı'dan aldığına inanılır ("Tanrısal Hak").

Mutlakiyetin Temel Özellikleri:

  • Sınırsız Yetki: Hükümdarın her konuda karar verme ve uygulama yetkisi vardır.
  • Merkezi Yönetim: Tüm kararlar başkentten alınır ve ülke genelinde uygulanır.
  • Kuvvetler Birliği: Yasama, yürütme ve yargı güçleri tek elde toplanmıştır.
  • Veraset Yoluyla Geçiş: Hükümdarlık genellikle babadan oğula (veya aile içinden birine) geçer.
  • Keyfilik: Hükümdar, dilediği gibi davranabilir ve kararlarında keyfi olabilir.

Mutlakiyetin Tarihsel Gelişimi:

Mutlakiyet, özellikle Avrupa'da 16. yüzyıldan 18. yüzyıla kadar yaygın bir yönetim biçimi olmuştur. Rönesans ve Reform hareketleri, merkezi devletlerin güçlenmesine ve feodal sistemin zayıflamasına yol açmıştır. Bu durum, mutlak monarşilerin yükselişini kolaylaştırmıştır.

Mutlakiyetin Eleştirisi:

Mutlakiyet, Aydınlanma Çağı'nda ortaya çıkan yeni düşüncelerle birlikte eleştirilmeye başlanmıştır. Özgürlük, eşitlik ve demokrasi gibi kavramlar, mutlakiyetin keyfi ve baskıcı uygulamalarına karşı bir tepki olarak doğmuştur.

Mutlakiyetin Sonu:

Fransız Devrimi (1789) ve diğer devrimler, mutlak monarşilerin yıkılmasına ve yerine anayasal monarşilerin veya cumhuriyetlerin kurulmasına yol açmıştır. Günümüzde mutlakiyet, çok az ülkede görülen bir yönetim biçimidir.

Önemli Kavramlar: